Konya İnanç

Pereira'dan herkesi şaşırtacak tercih

21 Kasım 2021 Pazar 18:33 | Son Güncelleme: 21 Kasım 2021 Pazar 18:44

Fenerbahçe, Galatasaray ile sezonun kırılma maçına çıkacak… bu maç öncesinde sarı-lacivertlilerde tam bir bilinmezlik hakim! Sakatlığı düzelen ve derbide kalede olması beklenen Berke ile Kore Milli Takımı’nda sakatlanan ancak iyi haberlerin geldiği Kim Min Jae dışında forması garanti olan oyuncu yok.

Bu isimlere transferin gözdesi Szalai’nin yanı sıra sezonun en başarılı ismi Ferdi ile İrfan Can da dahil.

Pereira stoperde Szalai’yi oturtup; Kim, Tisserand (Serdar Aziz) ve Novak yapabilir.

Ya da 4’lüye döner; Nazım ve Novak’ı iki kanada koyar, Kim-Tisserand (Serdar Aziz) defans hattıyla Galatasaray derbisine çıkabilir.

Forvette Berisha’nın oynaması beklense de Serdar Dursun’la sürpriz yapabilir. Hatta çift forvette Berisha-Serdar Dursun’u bile tercih edebilir. Arkalarına da Mesut Özil’i koyabilir.

Eğer sisteminde ısrar ederse tek forvetin arkasında oynayacak ikili Rossi, Pelkas, Mesut Özil hatta Meyer ya da İrfan Can ikilisi arasında seçilecek.

Beklenti ise Mesut’un her durumda derbide sahada olması.

Orta sahada da varlık içinde yokluk var. Luiz Gustavo olmadığı için ön libero kim oynayacak sorusu soruluyor. Sosa favori. Ancak Pereira Crespo ya da Zajc ile sürpriz yapabilir. Yanında da Meyer, Mert Hakan ve Pelkas’tan birini seçebilir. Kanatlarda ise bir kanatta Ferdi, diğerinde ise Pelkas ya da İrfan Can’dan birisi olabilir.

Fenerbahçe sistemi değiştirebilir. Ancak çok fazla çark yerinde oynar. 2 haftalık süreçte Galatasaray gibi zorlu derbi öncesinde tüm planlar alt üst olabilir.

İnce işçilik yapacaklar

Morutan’ın derbiye 11’de başlayıp başlamayacağı belli değil… ancak Rumen yıldız adayı attığı 3 golle 6 puan ve yaptığı 1 asistle 2 puana olmak üzere toplam 8 puana etki etti. Galatasaray’ın puana en fazla etkisi olan ismi olarak öne çıktı.

Aynı şekilde Fenerbahçe’de derbi 11’inde olup olmayacağı net olmayan Diego Rossi attığı 2 golle 4, yaptığı 3 asistle de 4 olmak üzere toplam 8 puana etki etti. Sarı-lacivertlilerin gol en fazla etki eden ismi oldu.

Galatasaray’da Mohamed 4 golle 6, Cicaldau 3 golle 4 ve 1 asistle 2 puan olmak üzere 6 puana etki etti. Fenerbahçe’de Rossi’den sonra puana etkisi en fazla olan isim Mesut Özil. Mesut 3 golle 3 ve 2 asistle de 2 puan olmak üzere toplam 5 puana etki etti.

Bunu beceren işi bitirecek

Hafta sonunda Galatasaray ölüm kalım derbisinde ezeli rakibi Fenerbahçe’yi konuk edecek… iki takımın gollerini nasıl attığı üzerinde değerlendirmeler yapınca, Galatasaray’ın ceza sahası içinde, Fenerbahçe’nin ise dışında üstün olduğu dikkat çekiyor. İki takımın duran toplarda oldukça başarısız olması da göze çarpıyor. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın en dikkat çekici eksikliği ise kafa toplarındaki zayıflıkları. Fenerbahçe’nin de Galatasaray’ın da bu sezon kafayla buldukları gol sayısı 1’er tane.

Altıpas CezaSahası CezaSahasıDışı

5/4 11/7 2/6

AçıkOyun Kontra DuranTop Penaltı

13/13 2/1 2/1 1/1

Sağ ayak Sol ayak Kafa

12/8 5/8 1/1

Çeyrekler her şeyi belirleyecek

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin kritik dakikaları ilk yarının son 15 dakikası ile maçın son 15 dakikası olacak… ev sahibi sarı-kırmızılılar bu sezon ilk yarıların son 15 dakikasında 7 gol attı. 6 gol yedi. Aynı süreçte Fenerbahçe ise sadece 1 gol atabildi. 2 de gol yedi. Sarı-lacivertlilerin gol dakikaları ise son bölümler. Fenerbahçe maçların son 15 dakikalarında 6 gol attı. 5 gol yedi. Galatasaray ise bu dakikalarda 3 gol atıp 1 gol yedi.

Gol dakikalarına bakınca iki takımında maçlara kontrollü başladığı söylenebilir. İkinci çeyrekte Fenerbahçe’nin biraz daha hareketlendiği, Galatasaray’ın kontrollü oyuna devam ettiği dikkat çekiyor. Galatasaray’da hareket ilk yarının son çeyreğinde başlıyor. Fenerbahçe ise son çeyrekte frene basıyor. İki takım ikinci yarılara ise defansı daha sıkı tutarak başlıyor. Ancak iki takım için kritik dakikalar yani kalelerinde gol gördükleri dakikalar 60 ila 75’nci dakikalar. Galatasaray maçların son çeyreğinde kalesini gole kapatırken, Fenerbahçe ise hem atıyor hem de yiyor.

Dakikalar GS FB

1-15 2/1 2/2

16-30 2/2 4/2

31-45 7/6 1/2

İlk yarı 11/9 7/6

46-60 2/1 3/1

61/75 2/4 1/3

76/90 3/1 6/5

İkinci yarı 7/6 10/9

Oyunu bırakmak yok

Hafta sonunda oynanacak derbi öncesinde iki takımın gol istatistikleri incelendiğinde Galatasaray’ın beraberliği bozmak için Fenerbahçe’den çok daha istekli olması dikkat çekiyor. Fenerbahçe’nin ise öne geçtiğinde farkı atmaya çalışması öne çıkıyor. Sarı-lacivertliler ayrıca 2’den fazla farklı geri düştüğünde de oyunu bırakmıyor.

Galatasaray’ın tek farklı öndeyken gol araması dikkat çekerken, Fenerbahçe’nin özellikle tek farklı yenikken yediği goller ciddi anlamda korkuya neden oluyor.

Atılan Yenen

Beraberlikte 10/8 7/6

Golsüz beraberlikte 7/8 5/4

Tek gollü beraberlikte 2/0 2/2

Çok gollü beraberlikte 1/0 0/0

Öndeyken 4/5 6/5

Tek farkla öndeyken 4/5 4/2

Çok farklı öndeyken 0/0 2/3

Yenikken 4/4 2/4

Tek farkla yenikken 4/2 1/4

Çok farkla yenikken 0/2 1/0

* İlk takım ev sahibi Galatasaray.

Penaltı olsa da atamıyorlar

Hafta sonunda oynanacak derbi öncesinde Galatasaray ve Fenerbahçe’nin şut istatistikleri incelendiğinde ortaya enteresan rakamlar çıkıyor… Galatasaray 176 şutta 18, Fenerbahçe ise 159 şutta 17 gol buldu. Galatasaray ceza sahası dışından Fenerbahçe’ye oranla 14 fazla şut attı. Ancak sarı-lacivertliler 6 gol bulurken sarı-kırmızılılar 2 golde kaldı.

İki takım toplamda 5 penaltı kullanırken 3 tanesini kaçıdılar. Galatasaray 45, Fenerbahçe ise 32 duran top şansı yakalarken, sarı-kırmızılılar 2, ezeli rakibi ise 1 gol atabildi.

En dikkat çekici olan ise iki takımın toplamda 62 kafa şutu atmasına rağmen sadece 1’er tane kafa golü bulmaları. 

Toplam CSDışı Altıpas CezaSahası

176/159 73/58 9/21 94/80

AçıkOyun Kontra DuranTop Penaltı

122/116 6/9 45/32 3/2

İsabetsiz Direk İsabetli Engellenmiş

74/68 2/6 59/59 43/32

Sağ ayak Sol ayak Kafa

85/70 63/52 27/35

Stefan Kunzt itiraf etti
Türk Milli Takımı’nı play-offlara taşıyan Alman teknik direktör Stefan Kuntz, Almanya’da bir röportaj daha verdi. Bu kez Sport-1’e konuştu. Türk Milli Takımı’nı Dünya Kupası play-off maçlarına taşımasıyla ilgili soruları yanıtladı.

SPORT1: Bay Kuntz, Karadağ'daki zaferden sonra Türk çayı içtiniz mi?
Stefan Kuntz: (gülüyor) Salı günü geri uçtuk.

SPORT1: İstanbul'a mı, Almanya'ya mı?
Kuntz: Yerel saatle sabah 5'te indiğimiz ve mutlu bir şekilde yollarımızın ayrıldığı İstanbul'a. Başkan, yönetim kurulu üyeleri, spor direktörü olarak Hamit Altıntop, takım, personel ve tabii ki teknik direktör ekibi ile büyük bir rahatlama oldu. Mart ayındaki playoff çekilişini beklemek, o dönem için hazırlık maçları planlamaktan daha güzel.

SPORT1: Takıma yeni bir soluk getirmeyi nasıl başardınız ?
Kuntz: İletişim önemlidir. Oyuncuları seçerken nispeten geniş bir ağ kullandık. Yardımcı antrenör Kenan Koçak inanılmaz bir yardımda bulundu. Hemen hemen her Türk antrenörü aradı. Çünkü herkes İngilizce bilmiyor ve ben de bilgi almak için herkesi arayamıyorum. Letonya'daki 2-1'lik açıklayamayacağınız bir şey birlikte büyüdü. en başından beri birlikte iyi bir takımımız var .

SPORT1: Özellikle 98. dakikada böyle bir galibiyetten sonra...
Kuntz: Aynen. Gülerek şekilde birbirimize adım adım yaklaşıyoruz. Takım ruhu, içselleştirilmiş oyun fikri, biraz daha özgüven ve tabii ki zaten dahil edilmiş çok küçük bir dalga.

SPORT1: Takımınız Almanya'da doğmuş veya burada oynamış bazı oyunculardan oluşuyor . Ekiple işbirliğiniz için onların Almanca dil becerileri ne kadar faydalı?
Kuntz: Bu elbette yardımcı olur. Örneğin Serdar Dursun, Mert Müldür, Kaan Ayhan, Kenan Karaman, Hakan Calhanoğlu harika. Almancayı çok iyi anlayan Çağlar Söyüncü. Ozan Kabak da var. aşlangıç ​​olarak Kenan'la (Koçak) saf bir çevirmen olarak çalıştık ama bu onun için çok fazlaydı. Sonra tercümanımız Semih ile bunu ilk kez yapan bir tercüman bulduk. Çok daha iyi çalışıyor. Kenan'a çok daha fazla özgürlük veriyor. Koçluk işini halledebiliyor. Bu, Jan-Moritz ile katılan ekip ve Kenan, tam da hepimiz Almanca konuştuğumuz için birbirlerini doğrudan buldu. Hakan, Mert, Kenan ve Serdar Kenan'la ancak işler aslına indiğinde Türkçe konuşmayı tercih ediyor. Çünkü o zaman duygu ve benzeri şeyler söz konusu olduğunda olayları biraz daha iyi tanımlayabiliyorlar.

SPORT1: Playoff eşleşmeleri 26 Kasım'da belirlenecek. Hangi takımlarla karşılaşmak istersin?
Kuntz: On iki takım var ve bir seribaşı ve bir seribaşı olmayan grup var. Ne yazık ki seribaşı olmayan gruptayız. İlk iki seribaşı ve iki seribaşı olmayan takımlar çekilir. Deplasmanda oynamamız gerekiyor.

SPORT1: Kaçınmak istediğiniz bir rakibiniz veya takımınız var mı? İtalya belki?
Kuntz: Kesinlikle İtalya! Onlar olmak zorunda değil.

SPORT1: Türkiye her zaman futbol delisi bir ülke olmuştur. Bu nasıl ifade edilir?
Kuntz: Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor ile ekstrem bir kulüp kültü var. İlk başta herkes sadece kulüple ilgileniyor. Milli takıma ilgi son altı ayda biraz azaldı. Bu pek başarılı olmadı. Ama elbette bu konuda son derece büyük miktarda haber ve yazı var. Hâlâ biraz güveni yeniden kazanmamız ve stadyumun yakında tekrar dolmasını sağlamak için insanları bizim için heyecanlandırmamız gerekiyor.

SPORT1: Üç galibiyet ve bir beraberlikle başlamayı hayal eder miydiniz? Doğrudan rakipleri Norveç'e karşı bir beraberlik zaten bir başarıydı.
Kuntz: Evet, bu ilk oyundu. Bugün yine şansımızın daha yüksek olacağını düşünüyorum. Olağanüstü olmaktan da öte… gerçekten bunaltıcı çünkü özgün kalabiliriz ve zaten iyi erişim bulduk. Yılı bitirip yeni yıla böyle başlamak her zaman iyidir.

loading...