Aldatanlar ve aldatılanlar

Fırtınalı günde yengeme sığındım 2

30 Haziran 2020 Salı 17:21 | Son Güncelleme: 30 Haziran 2020 Salı 17:25

Bunu nasıl söyleyebildim bilmiyorum ama, “Kendimi tatmin ediyorum” dedim. Yengem, “Hmmm... Peki merkezde kadın yok mu o ihtiyacını karşılamak için?” dedi. “Var olmasına var yenge de, ama param yetmediği için yapamadım hiç...” dedim. “Hiç mi yapmadın?” dedi. “Hayır, hiç yapmadım.” dedim. “Kaç para istiyor o kadınlar?” dedi. “2-3 haftalık harçlığım ancak yeter yenge!” dedim. “Vaay be! O kadar çok mu istiyorlar?” dedi. “Evet yenge, o kadar çok!” dedim. Yengem benimle konuşurken bir yanda da dergideki resimlere bakıyordu. “Bunlar gerçek olamaz!” diye söylenmeye başladı. Ben de, “Niye gerçek olamaz?” dedim. “Baksana adamlara! Karılar bunları nasıl ...?” dedi. Ben de, “Kadınlar taş gibi, ....... işte!” dedim. Yengem gülerek, “Lan kadınlar taş gibi de olsa, bu adamlardan sonra çuval gibi olur!” dedi. Yengem dergileri karıştırdıktan sonra, “Peki bu CD’ler ne?” diye sordu. Ben de, “Porno... seks filmleri yani.” dedim. Yengem de, “Hiç seks filmi izlemedim, hadi izleyelim!” dedi. “Olmaz yenge, çocuklar var” dedim. “Çocuklar uyuyor, hadi izleyelim!” diye ısrar etti. “Ama kimseye söylemek yok, aramızda kalacak!” dedim. “Tamam söz, hadi!” dedi. Ben hemen VCD-playeri kurmaya başladım. O esnada yengem, “Ayhan sen paketimi açtın mı? Doğru söyle!” dedi. “Evet yenge...” dedim. “Tahmin etmiştim!” dedi.

Yengem manken gibiydi...

VCD-player açıldı, CD’lerden birini taktım ve film başladı. Yengemle filmi izlerken, yengem bir ara, “Oha lan! Bu kadarı da olmaz!” dedi. Ben, “Niye yenge?” deyince, “Bu adamın ki sanki pilli, üç kadınla birlikte oluyor, of demiyor!” dedi. Ben de, “O durumda kim of der ki!” dedim. Yengem gülerek, “Sen de aynısını yapabilirmisin?” dedi. “Evet!” dedim. “Yok lan, sen bir defa kendini tatmin et bitersin!” dedi. “Hayır! 3-4 defada anca biterim!” dedim. “Hadi o zaman görelim!” dedi. “Olmaz yenge, yapamam!” dedim. Yengem ısrar ediyordu, “Yap ne olacak, ha burda yaptın, ha banyoda, ne farkı var?” dedi. “Yenge sen varsın diye utanırım yapamam!” dedim. “Ozaman bekle!” dedi ve odasına gitti. Bir- kaç dakika sonra tekrar geldiğinde üzerine battaniyeyi sarınmıştı. Tam karşıma geçip battaniyeyi açtı ki, gözlerime inanamadım. Yengem o yeni iççamaşırları giymişti... “Nasıl? Beğendin mi?” dedi. Dilim tutulmuştu, kekeleyerek, “Evet...” diyebildim. Yengem defile mankeni gibi etrafında dönerek, “Peki benim vücudumu da beğeniyormusun?” dedi. “Evet...” dedim.

‘İkimiz de çıplak kaldık’

“Peki ençok neremi beğeniyorsun?” dedi. “Kalçalarını ve göğüslerini!” dedim. “Çok mu güzeller?” dedi. “Evet! Mükemmeller!” dedim. Yengem, “Üşüdüm!” deyip bataniyeye sarıldı tekrar ve “Bana bak, kimseye söylemek yok!” dedi. “Taman yenge!” dedim. Yengem yanıma gelip oturdu ve “Hadi, sıra sende!” dedi. Ben, “Ne sırası?” dedi. Utanırım deme bak kırarım kafanı, işin utanması falan kalmadı artık! Hadi çıkar üstünü!” dedi... Ben üstümü çıkarttım, üzerimde sadece baksır kaldı. Yengem iyice yanıma oturup, “Yap hadi!” dedi. Elimi baksırın içine soktum. “Napıyorsun öyle?” deyince, ben de, “Sen de çıkar o zaman!” dedim. Yengem, “Tamam lan!” diyerek iççamaşırlarını çıkardı. Ben de baksırı çıkardım, ikimiz de çırılçıplak olmuştuk. “Ayhan, filmdeki gibi yapmak istermisin?” dedi. “Nasıl yani?” dedim. Gerisi malum. Sabaha kadar yatakta o beni bitirdi, ben onu.

Amcaoğlu da Almanya’da bir Alman kadınla evlenip işçi konumunda kaldı, yılda sadece 2 haftalığına gelip gidiyor. Onun dışında yengem artık benim!