Aldatanlar ve aldatılanlar

SUÇLU KiM BEN Mi KOCAM MI SiZCE! -3


16 Mayıs 2018 13:07

Bu zamana kadar hiç yapmadığım birşeyi yapmaya karar verdim, fantaziler kurarak... Birazdan fantezimi süsleyecek kişi biraz önce kapımın zilini çalmıştı. Evin içerisine daldığını, deliler gibi öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayel ettim. Kerem bana sıkı sıkı sarılırken, ben de kollarımla kendimi sımsıkı sarmıştım. Hayatımın geri kalanı kendimi tatmin ederek mi geçecekti? Fanteziler kurarak öküz, huysuz, sevimsiz, kıskanç, kıllı , şişman adamla tekrar aynı evin içerisinde düşündükçe kahroluyordum sanki mezarın içinde gibi hissediyordum. Çok bunalmıştım! Tekrar aklıma Kerem’i getirdim. Kerem de alt katta evinde kimse yoktu benim gibi tek başınaydı.

Kahve yaptığımı söylemiştim ona içeriye girmemişti. Acaba gidip kapısını çalıp kahvemi götürsem? Şuanlık seks istemiyordum normal 2 insan gibi sohbet edip canımın sıkıntısına bir nebze düzeltmek için gitmeli miyim acaba derken düşüncelerime yenik düştüm. Hemen kalkıp, üzerimdeki ıslak iç çamaşırını değiştirdim.Temiz bir elbise aynanın karşına geçip hafif bir makyaj ile kendimi güzelleştirdim. Boy aynasının karşısına geçip kendimi şöyle bir gözattım. Gayet şık olmuştum.

Kendime güvenim geldi

Kocam denen o adamın sokakta giymeme izin vermediği kıyafetimi, yani evlenmeden önce giydiğim elbisemi giymiştim, etek biraz kısa, dekolte bölümü biraz açık. Hemen mutfağa gittim su koydum ısıttım kahveyi hazırladım, su ısındıktan sonra suyu bardaklara koyup, dosdoğru alt kata yani Kerem’lerin evin yolunu tuttum. Oflaya poflaya utana utana, “Kahve yaptım, uyku tutmadı canımda çok sıkıldı. 2 bardak kahve koydum, iki sohbet eder beraber içeriz diye düşündüm, tabii başka bir planın yoksa” dedim. Üstünde pijamaları vardı, tabi tabi dedi ve davet etti, “Gir içeri Seda abla, olurmu öyle şey ne rahatsızlığı sen gel oturma odasında gir ben de hemen üzerimi değiştirip yanına geleceğim” dedi. “Gerek yok Kerem’cim, gece vakti kıyafetlerin ne önemi var, saçlama!” dedim. İçeriye girdim. Oturma odasında masanın üzerine kahveleri koydum. Keremde televizyonu açıp kahvelerimizi içmeye başladık, sonunda artık yanlız değildim sohbet edebileceğim bir insan bulmuştum. Sohbet döndü dolaştı, bu saat neden yanlız olduğuma, “Yusuf abi nerede neden yanlızsın evde?” dedi. İsmini duymak bile tüylerimi diken diken ediyordu. “Yok, şehir dışına iş için gitti, 2-3 gün gelemeyecek” dedim.

Sözler ağzımdan döküldü

Sonra dayanamayarak içimden geçeni söyleyiverdim, “Zaten evde olsa ne değişecekti ki, devamlı içki içiyor, eve girer girmez uyuyordu. Bende böyle hep yalnızım işte” dedim.
Sonuna da ahhh ahhh ekledim kelimeler birden ağzımdan çıkıverdi, neler diyordum? Çok utanmıştım Kerem’e baktım, güzel bakışlarla beni seyrediyordu.
Kafasını sağa sola sallıyordu, bakışlarında bana acıyan bir ifade vardı. Koltuğun üstünde duran laptopu farkettim ve konuyu başka yöne çektim, konuyu saptırmak için pc’yi bahane ettim. 1-2 soru sordum. Bilgisayar hakkında, beceremediğim bir kaç birşey vardı açıp gösterdi bana.

loading...