Kaan Özbek

Vatandaş sormasın mı?

27 Ocak 2020 Pazartesi 11:35 | Son Güncelleme: 27 Ocak 2020 Pazartesi 11:35

HERKESTE büyük bir tedirginlik var. Özellikle büyükşehirlerde yaşayan yurttaşlarda. Daha da daraltırsak İstanbul’da yaşayanlarda. Resmi rakamlara göre 16 milyon, gayri resmi rakamlara göre 20 milyon üzeri ve hatta günlük giriş çıkışlarla 30 milyonu bulan bu dev megapolde herkes tedirgin.
Gecekondu mahallesinde oturan da rezidansta oturan da tedirgin.
Çünkü 1999 depreminde öğrendi herkes. Deprem değil, binalar öldürür. 1999 depreminde öğrendi bu halk, maalesef para göz müteahhitlerin yaptığı bu binaların neredeyse tamamı güvensiz.
Ve 1999 depreminde öğrendi bu halk, oturulması sakıncalı pek çok binaya el altından verilen paralarla oturulabilir hükmü verildi.
Şimdi…
Şöyle bir bakıyoruz; İstanbul’da depreme hazırlık için yapılan ne var?
AVM’ler bir depreme hazırlık projesi mi?
Ya da mantar gibi her yerde biten koca koca gökdelenler?
Bahçeli maksimum 2 katlı müstakil evlerin kentsel dönüşüm adı altında birer birer yıkılarak yerlerine apartmanlar yapılması bir deprem hazırlığı mı?
Üçüncü köprü bir deprem hazırlığı mıydı?
Çamlıca’ya yapılan seyir kulesi mi bir hazırlıktı?
Yine Çamlıca’ya yapılan devasa cami bir deprem hazırlığı mıydı?
Peki; Kanal İstanbul bir deprem hazırlığı mıdır?
Şimdi depreme hazırlık için çivi bile çakılmıyorken; sormasın mı insanlar bunları?
Sormasın mı ödediği deprem vergileri nereye harcanıyor diye?
Sormalı tabii ki!
Ama sırf sordu diye gözaltına alınanlar olduğu öne sürülüyor.
Pes yani!