Kaan Özbek

Tüm mesele bu aslında!

28 Ocak 2020 Salı 11:24 | Son Güncelleme: 28 Ocak 2020 Salı 11:24

EVET biz büyük bir milletiz, evet böyle zamanlarda kenetlenmeyi çok iyi biliyoruz. Evet devletimiz hemen harekete geçiyor. Lakin aslında mesele bu değil.
Japonya mesela! Tıpkı Türkiye gibi bir deprem ülkesi. Lakin bizde çok büyük yıkımlara neden olabilecek şiddette bir deprem yaşansa bile, orada kimsenin burnu bile kanamıyor. 
Biz ise korkarak yaşıyoruz.
Böyle bir felaket yaşandıktan sonrasını konuşuyoruz hep.
Ve ne yazık ki bu yanlıştan bir türlü dönemiyoruz.
1999 Gölcük, 1999 Düzce, 2011 Van depremleri… Ve öncesi ve sonrasında yaşanan az ya da çok yıkımlı ama uyarıcı nitelikteki depremler.
Evet sonrasında biz büyük bir millet olarak yaralarımızı sarmak için hemen harekete geçtik. Lakin olası depremler öncesinde bu acıları bir daha yaşamamak için ne yapıyoruz?
Geçtiğimiz gün hatırı sayılır deprem profesörlerinden birine soruyor muhabir: Hocam siz depreme hazırlık ve ondan korunmak için ne yapıyorsunuz?
Hoca cevaplıyor. Mesele benim bireysel olarak hazırlık yapmam değil. Ben depremde kullanılacak acil çantamı hazırlarım. Arabamda gerekli araç ve gereçleri tutarım. Lakin depreme nerede yakalanacağımı kim bilir? Sinemada mı? AVM’de mi? Metroda mı?
Evet bireysel olarak hazır olabiliriz hepimiz. Lakin ortak kullandığımız alanlar ne kadar güvenli?
Özetle sonrasında hemen yaralarımızı sarıyoruz. Ama mesele o yaraların açılmamasını ya da en aza indirgemeyi başarabilmek.