Aldatanlar ve aldatılanlar

İhanetin adı ölüm - 4

04 Haziran 2019 16:37

Aslında kendimi kandırıyordum, biliyorum. Gerçek gün gibi ortadaydı ama ben görmek istemiyordum. Kadın ayrıntıları anlattı hemen, senin işyerinde çalışan bir ortak arkadaşımızı aradım. Biliyorsun, evlenmeden önce ben de o şirkette çalışıyordum. Kızı tarif ettim arkadaşıma, ismini söyleyiverdi hemen. Ben işten ayrıldıktan sonra alınmıştı demek ki, çünkü tanımıyordum. Sonra gördüklerimi anlattım arkadaşıma. Çok üzüldü, benimle birlikte ağladı. ‘Hiçbir şeyi fark ettirme’ dedim. ‘Ama kızın ağzını yokla...’ Evet, çok geçmeden öğrendi herşeyi... Senin ağzın sıkıydı, açık vermiyordun ama bu ihanetin bir de öteki tarafı vardı... Kız söylemişti arkadaşıma birlikte olduğunuzu. Nerede buluştuğunuzu, hatta nasıl seviştiğinizi...

Midem bulanıyor

Şu anda bile bunları yazarken midem bulanıyor biliyor musun? Artık bir karar almanın zamanı gelmişti. Seni terk edebilirdim ama bu ihanetinin bedelini ödememiş olurdun. Hatta belki de gitmem mutlu ederdi seni. Hayır, ben de seni aldatacaktım. Bir başka erkeğe dokunamazdım biliyorum. Bir başka erkeği sokamazdım hayatıma. Öyleyse... Geriye tek çarem kalıyordu, seni ölümle aldatmak... Beni deli gibi sevmeni sağlayarak... Bensiz yaşayamayacağını anladığım zaman gidecektim bu dünyadan. Biz evlenirken birbirimize bir söz vermiştik hatırlıyor musun? Kimse ölmeyecekti, ölen sözünü yerine getirmemiş, yalan söylemiş ve diğerini aldatmış sayılacaktı. Bana başka çare bırakmamıştın sevgilim. İhanetimin adı ‘ölüm’ olacaktı...”

Gözyaşlarını tutamadı

Adam hıçkırarak ağlıyordu. Karısına bunları yaptığı için kendinden nefret ediyordu. Bir sayfa daha çevirdi... “Şimdi sıra seni yeniden bana aşık etmeye gelmişti. Başardım bunu... Yıllarca bunun için yaşadım. Dünyanın en tutkulu kadını oldum. Her şeyi mükemmel yapmaya çalıştım. Seni hayran bıraktım kendime. Bağlandın, bensiz yapamaz hale geldin. İçimdeki büyük acıyla yaptım bütün bunları. Çok kez vazgeçmek, gitmek istedim ama intikam hırsı durdurdu beni. Seni hem seviyordum hem de nefret ediyordum. Bu iki duyguyu en uçlarda yaşıyordum.

Son evlilik yıldönümü

Sense rahattın. Biliyordun ki seni çok seven bir karın vardı. Her şeyi yapıyordu senin için. Tam 4.5 yıl aşkım, tam 4.5 yıl... Bugünü bekleyerek yaşadım ben. Son evlilik yıldönümümüzü hatırlıyorsun değil mi? Bana aldığın hediyenin kutusunun içinden çıkan kağıtta şunlar yazılıydı; “Her şeyin bir anlamı var hayatta ama seninle her şey daha anlamlı. Hayatın kendisi mesela..” Sen olmasan ben bu kadar bağlı olur muyum hayata? Bu kadar keyif alır mıyım yaşamaktan? Sen olmasan gülebilir miyim ağız dolus