Kaan Özbek

Bir bıkkınlık yazısı!


17 Şubat 2018 00:01

ZİHİNSEL bir yorgunluk mu desem, yoksa bıkkınlık mı bilemiyorum ama bir haller var bu aralar bende. İçim içime sığmıyor. Ne eve, ne ofise sığamıyorum. Şöyle çooook uzaklara çekip gidesim var. Dilini bile bilmediğim insanların arasına karışıp kaybolmak istiyorum.
Yahut şöyle camı açıp avazım çıktığı kadar bağırmak, içimde ne varsa dökmek istiyorum.
Bir lafı bir kez söyleyip, anlaşılmadığında anlamazsanız anlamayın ulan demek istiyorum insanlara.
Öyle zor ki artık insanlarla iletişim kurabilmek.
Türk dili, zihin dili her şey saçma sapan bir hale evrilmiş. İletişim sıfırın altında seyrediyor. Ama buna rağmen insanlar birbirleriyle iletişim kurabilmek için çabalıyor ve haliyle yıpratıyor bu durum insanları.
Sonuç, akıl hastası olma yolunda hızla ilerleyen bir toplum. Üstelik psikiyatrların koyduğu tek düze, bilinmiş teşhislerin hiçbirine uymuyoruz iyi mi?
Peki var mı öyle bir yer?!
Hani şu yukarıda anlattığım gibi…
İnsanların evrensel dil İngilizceyi bile bilmediği belki işaret diliyle ancak iletişim kurulabilecek. İletişim kurulamadığı için kimsenin üzülmeyeceği bir yer?
Her gecem araştırmakla geçiyor. Henüz bulabilmiş değilim. Başka gezegenlere bakayım diyorum, mevcut teknolojiler insanoğlunu henüz oralara taşıyabilecek kapasiteye erişmiş değil.
Bize sunulan bu sınırlı ömrü insanlarla iletişemeyerek, itişerek, kakışarak, kırarak, kırılarak geçireceğiz anlaşılan.
Mutluluk denen şey asla çalmayacak kapımızı belki de…
Dört yanımız kan, barut, dört yanımız öfke seli ve dört yanımız birbirini anlamayan insanlarla doluyken…
Öfff ben yazarken bıktım. Varın bıktıysanız siz de söyleyin…