Soyağacı sorgulamada daha eski tarihlere nasıl gidilir?

Yaklaşık bir hafta önce hizmete açıldığı duyurulan soyağacı sorguluma sisteminde büyük yoğunluk hala devam ediyor. E-Devlet soy ağacı sorgulama uygulamasında işlem yapan vatandaşlar şimdi de daha eski tarihlere nasıl gidileceğini merak ediyor


18 Şubat 2018 12:05

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bir hafta önce e-devlet üzerinde hizmete açılan ‘alt-üst soy bilgisi sorgulama’ hizmeti vatandaşlar tarafından oldukça rağbet gördü, hatta defalarca sistem kilitlendi. Vatandaşlar şimdi, bu yolla ancak 1800’lü yılların başına kadar ulaşabildikleri soy bilgisini daha gerilere nasıl götürebileceğini merak ediyor. ‘Dün Gibi Edebali Hazretlerinin Kayseri’deki İzleri’ kitabının yazarı Kayserili Araştırmacı Hayri Şişlioğlu, kitabında vatandaşların bu merakını giderecek tekniklere de yer veriyor.

Tapu kayıtları ve şer’iyye sicilleri önemli

Aile tarihini merak ederek çıktığı bu yolda araştırmalarının 10 yıldır sürdüğünü belirten Şişlioğlu, soy izini 1300’lü yıllara kadar sürebilmesinin yanı sıra, Şeyh Edebali’nin Kayseri bağlantısını ortaya çıkardığını ve Edebali’nin büyük dedesinin Abdülkadir Geylani olduğu bilgisine ulaştığını da söyledi.

Şişlioğlu, e-devletin verdiği bilgilerden daha ötesine gitmek isteyen vatandaşlara şu önerilerde bulundu:

“Türkiye’de ilk resmî nüfus sayımı 1904 yılında yapılmaya başladı. E-devlette bu tarih itibariyle hayatta olan büyüğünüz ne zaman dünyaya gelmişse o yıllara kadar gidebiliyorsunuz. Örneğin dedeniz 1904 yılında 80 yaşındaysa, e- devletteki nüfus kayıtlarında 1840’lı yıllara kadar ulaşabileceksiniz. Ancak insanlar istiyorlar ki bu yıllardan daha önceye de gidebilelim. Daha önceye gidebilirler, bunun için de tapu kayıtlarına girmeleri gerekiyor. Çünkü Osmanlı tapu kayıtları ortalama 1850’lerden itibaren tutulmuştur. Dolayısıyla bu vesileyle iki kuşak daha önceki büyüklerini ortaya koyma imkanları doğuyor. Bunun için de tapu kurumlarına müracaat edecekler. 1985 yılından itibaren Özal döneminde insanların devlet arşivlerinden araştırma yapmasına izin verilmiş; bu çerçevede dilekçe ile müracaat edildiğinde tapu kurumları da kendilerine yardımcı olabilecektir. Ondan daha gerisine gitmek isterlerse de, hemen hemen her şehrin eski mahkeme kayıtları yani şer’iyye sicilleri tutulmuş, bunları araştırmaları gerekiyor. Örneğin, Kayserininki yakın tarihe kadar Ankara Milli Kütüphane’de idi, daha sonra Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğüne geçti. Ben araştırmalarımı Milli Kütüphane’de yaptım. Eğer bir ipucu yakalanırsa çok daha geriye gitmek de mümkün olabilmektedir. Ancak bu yolda sabırlı olmaları gerektiğini bilmelidirler.”

Sabah Gazetesi yazarı Tarihçi Erhan Afyoncu, 'soyunu bilmek isteyenlere rehber' yazısında bu konuyla ilgili bilgiler verdi.

İşte o yazı:

E-devlet üzerinden alt-üst soy sorgulama sisteminin açılması Türkiye için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu bilgilere ulaştıktan sonra ailenin köklerini daha eskiye indirmek arşivlerde profesyonel ve uzun soluklu bir araştırma ister

Son yıllarda insanlar kendilerinin nereden geldiklerini, soylarının nereye dayandığını daha fazla merak etmeye başladılar.

Türkiye'de soy tarihi araştırmaları Avrupa'da olduğu gibi gelişmiş değildir.

Soyunu araştırmak isteyen kişi ilk önce nüfus ve vatandaşlık hizmetleri genel müdürlüğünün alt-üst soy sorgulama sistemine müracaat ederek dedeleriyle ilgili ilk bilgilere ulaşabilir. Bazı nüfus müdürlüklerindeki kayıtlar 1800'lere kadar inmektedir. Ancak bu her nüfus müdürlüğü için geçerli değildir. Bu yüzden benim soyum eskilere gitmiyor diye vesveseye kapılmamak gerekir.

Aile büyüklerinden ailenin geçmişiyle ilgili bilgilerin toplanması da büyük önem arzetmektedir.

Çünkü ailenin geçmişini bilenler azalmaktadır ve bu bilgiler kayıt altına da alınmamıştır.

Aileden gerekli malumat öğrenildikten ve alt-üst soy sorgulamadan bilgiler alındıktan sonra arşivlere müracaat ederek daha gerilere gidilebilir. Ancak bu profesyonel bir araştırma gerekir. Eski yazı ve arşivlerin sistemini bilmeyenler bu araştırmayı yapamaz.

NÜFUS DEFTERLERİ

Soy tarihi araştırmaları için ilk olarak nüfus defterlerine bakmak gerekir. II. Mahmud'un emriyle 1831'de tutulmaya başlayan nüfus defterlerinin ilk sayımları Osmanlı Arşivi'ndedir. 1880'den sonraki defterler ve arada tutulan vukuat kayıtları ise Nüfus Genel Müdürlüğü Arşivi'ndedir. Bu defterleri destekleyecek diğer kayıtlar ise Osmanlı Arşivi'nde bulunan ve 19. yüzyılın ortalarına ait olan Temettuat defterleridir.

Ailemizin 1800'lerde yaşadığı yer belli ise nüfus defterlerinden hareket etmeliyiz. Son yıllarda Osmanlı döneminde yapılmış nüfus sayımları özellikle belediyelerin ve valiliklerin destekleriyle yayınlanmaya başlandı.

Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Balıkesir, Bayburt, Bursa, Çorum, Düzce, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Rize, Samsun, Trabzon, Van, Görele, Tirebolu, Yusufeli, Ünye, Harşit, Şebinkarahisar, Yakacık-Akşehir-i Abad-Suşehri, Giresun, Besni, Gölköy, Payas, Siverek, Pazar, Ardeşen, Sürmene, Zara, Keşap, Körfez, Kavak, Pötürge, Arhavi- Hopa, İspir, Sincanlı, Çamardı, Maçka, Talas, Beyşehir, Yalvaç, Of, Çardak, Çıldır, Bayat, Bozdoğan- Nazilli, Köyceğiz, Bucak-Kızılkaya, Türkeli, Beykoz, Kartal ve Safranbolu'nun nüfus sayımları yayınlandı veya tez olarak hazırlandı.
Birçok il ve ilçenin nüfus defterleri de hazırlanıyor.

TAHRİR DEFTERLERİ

Nüfus defterlerinde bilgi bulunduktan sonra geriye doğru kayıt takip etmek ailenin belirgin bir vasfı yoksa oldukça zordur. 17. ve 18. yüzyıllar için şahıs vergisini ihtiva eden Avarız defterlerinin incelenmesi gerekir.

15-17. yüzyıllar için ise tahrir defterlerine bakmak gerekir. Tahrir defterleri bir bölgede yaşayan hane reisi erkeklerinden, bekâr erkeklere, dul kadınlardan, vergiden muaf olanlar ile yaşlı olup vergi veremeyecek durumda olanlara kadar o bölgede yaşayanları tek tek verir.

Müslüman ve Müslüman olmayanlar ayrı ayrı kaydedilmiştir. Bazı bölgelerde etnik köken de verilmiştir.

Bir bölgede yaylak kışlak hayatı yaşayan Türkmen (Yörük) aşiretleri de tek tek defterlere kaydedilmiştir.

Tahrir defterleri İstanbul'da Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde ve Ankara'da Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivi'nde bulunmaktadır.

Ancak bu defterlerde aile lakapları yazılmadığı, şahıslar sadece baba isimleriyle kaydedildiği için bağlantıyı kurmak oldukça zordur.

Göçmen ailelerin soyu nasıl araştırılır?

Osmanlı'nın küçülmesiyle birlikte Balkanlar'dan Kafkaslar'dan, Kırım'dan, Arap ülkelerinden, Adalar'dan birçok kişi Türkiye'ye göçetti. Özellikle, 1878, 1912 ve 1923'ten sonra çok yoğun göçler oldu.

Bu yüzden nüfus genel müdürlüğünün arşivinde bulunan kayıtlar muhacirlerin geldiği yere kaydolmasıyla başlamaktadır. Bu kayıtlarda gelen kişinin doğduğu yer olduğu için muhacir kökenli olanlarımız dedelerinin nereden geldiğini öğrenebilmektedir.

Bu konuda ilk olarak Bilal Şimşir, Nedim İpek, Ahmet Halaçoğlu, Muammer Demirel, Faruk Kocacık, Ferhat Berber, Abdullah Saydam, Süleyman Erkan, Hayati Bice, Mehmet Demirtaş, Derya Serin Paşaoğlu, Hakan Kırımlı, Sedat Kanat ve Tufan Gündüz gibi araştırmacıların eserlerini incelemek gerekir. Daha sonra Osmanlı ve cumhuriyet arşivlerindeki kayıtlarla bağlantı kurulabilirse daha geriye gidebilir. Örneğin mübadele ile gelenler Cumhuriyet Arşivi'ndeki tasfiye talepnamelerine bakarlarsa ailelerinin Yunanistan'dan hangi köyden geldiğini öğrenebilirler. Köyü öğrendikten sonra da Osmanlı arşivindeki nüfus defterlerinden ailenin 1830'lardaki durumunu tespit edebilirler.

Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün büyük hizmeti

Yıllardır hem ders verirken, hem televizyonda, hem de konferanslarda en sık karşılaştığım soru "dedelerimi nasıl bulurum"du. Bu işin ilk adımı herkesin kendi kayıtlı bulunduğu yerlerdeki nüfus müdürlüklerinden üst soylarını istemeleriydi. Ancak bazı istisnalar dışında genelde nüfus müdürlükleri bu bilgiyi vermiyorlardı. Bu yüzden de insanlar kulaktan dolma dedikodularla hareket ediyor ve bilgilenemiyorlardı.

Ancak İçişleri Bakanlığı çok doğru bir karar vererek alt-üst soy sorgulama hizmetini başlattı. Aşırı talep yüzünden sistem kilitlendi. Ancak bakanlık meydana gelen teknik sıkıntıları kısa sürede halledilip, sorgulamayı tekrar işler hale getirdi. Ardından da birkaç gün içerisinde 11 milyondan fazla kişi ailesiyle ilgili bilgi aldı. Bu yüzden İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'ya, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce'ye ve Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürü Sinan Güner'e bir tarihçi olarak teşekkür ediyorum. Bu bilgilendirme İçişleri Bakanlığı'nın çok önemli bir hizmetidir. Yalan, yanlış ve maksatlı olarak insanlarımızın ataları konusunda kafasını karıştıranların verdiği kasıtlı bilgilerin önüne bu suretle geçilecektir.

Bundan sonra yapılacak iş sistemdeki bilgilerin eski defterler kullanılarak genişletilmesi (lakapların sisteme yüklenmesi) ve aksaklık görülenlerin (yer isimleri, ölüm tarihleri) düzeltilmesidir.

Bu çok önemli sistemi Türk milletinin kullanımına sunan Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün bu işi de yapacağına inanıyoruz.

Kaynak: Posta


Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Toplam 0 Yorum

Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. Bu habere yorum yazmak için tıklayın


EN SON HABERLER
Chloe Grace Moretz'in güzellik sırrı
EN ÇOK OKUNANLAR