Adalet Bakanlığı: Tamince hakkında yapılan soruşturma eksik ve yetersiz

Adalet Bakanlığı’nın Fettah Tamince hakkında ‘FETÖ üyeliği’, ‘zimmet-dolandırıcılık’ suçlamasıyla soruşturmanın yeniden açılmasının istemesine ilişkin dosyanın içeriği ortaya çıktı.

24 Eylül 2019 10:51
Adalet Bakanlığı: Tamince hakkında yapılan soruşturma eksik ve yetersiz

Antalya’da yürütülen soruşturmada verilen takipsizlik kararına itiraza konu olan başvuru emekli hakim Osman Kaçmaz’ın avukatı Nizamettin Sağır tarafından yapıldı.

Kaçmaz adına bakanlığa sunulan 13 sayfalık itiraz dilekçesinde Tamince'nin faaliyetleri ile ilgili bir çok detay ve iddiaya yer verilirken, dosyayı inceleyen bakanlık Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın denetime elverişsiz raporuna dayanarak, etkin soruşturma yapılmadığına dikkat çekti.

Rixos Hotels Grubu sahibi iş insanı Fettah Tamince hakkında ‘FETÖ üyeliği’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Zimmet, Güveni Kötüye Kullanma’ suçlamasıyla Antalya’da yürütülen soruşturmada 3. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen takipsizlik kararının bozulması için Sincan 1. Ağır Ceza Eski Hâkimi Osman Kaçmaz’ın vekili avukat Nizamettin Sağır, Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Sağır’ın dilekçesini inceleyen bakanlık, itirazı kabul ederek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının etkin bir soruşturma yapmadığına dikkat çekti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2 sayfalık dilekçe ile başvurarak Tamince hakkında verilen takipsizlik kararı hakkında ‘kanun yararına bozma’ talep eden bakanlığın talebi kabul edilirse Tamince hakkında yeniden soruşturma başlatılacak. Diğer yandan Adalet Bakanlığı’na Sağır tarafından sunulan 13 sayfalık itiraz dilekçesinde; Fettah Tamince’nin Zaman Gazetesi hissedarlığından Uluslararası Antalya Üniversitesi üzerinden dönen para trafiğine kadar birçok detay yer alıyor.

ADALET BAKANLIĞI’NA 13 SAYFALIK BAŞVURU

Duvar'dan Müzeyyen Yüce'nin haberine göre, Tamince’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ ile mücadelede milat kabul ettiği 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra da FETÖ’ye finansal destek sağladığı, FETÖ’nün yayın organlarının sahibi FEZA Yayıncılık A.Ş.’de hissedar olduğu, yine FETÖ ile iltisaklı olduğu gerekçesi ile KHK ile kapatılan Türk Rus Kültür Vakfı, Gevher Sultan Vakfı, Tölerans Vakfı gibi vakıfların kurucusu ve Tuskon’un üyesi olduğuna ilişkin ortaya çıkan yeni delillerin var olmasına karşın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın söz konusu delillere yönelik inceleme yapmadan Fettah Tamince hakkında ‘terör örgütü üyeliği’, ‘zimmet’ suçları yönünden ‘yeterli delil elde edilemedi’ gerekçesiyle soruşturmanın kapatıldığı ifade edildi.

TAMİNCE, 17-25 ARALIK’TAN SONRA ZAMAN GAZETESİ’NDE HİSSEDARDI

Fettah Tamince’nin 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra da FETÖ ile ilişiğinin kesilmediğine dikkat çeken Nizamettin Sağır, Tamince’nin 12 Ocak 2014’te FETÖ’nün yayın organı olan FEZA Yayıncılık A.Ş.’den yüzde 10 hisse aldığını, bu hisseleri de 5 ay kadar sonra 20 Mayıs 2014 tarihinde yönetim kurulu kararıyla devrettiğini itiraz dilekçesinde belirtti. Sağır, şikâyet dilekçelerinde sundukları iddiaların teyidine ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü belgelerinin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmediğini vurguladı.

TAMİNCE FETÖ İLTİSAKLI 5 DERNEKTE KURUCU

Fettah Tamince’nin Kom Şube Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta İrfan AŞ.’deki ortaklığı haricinde FETÖ iltisaklı KHK ile kapatılan 5 dernek ve vakıfta daha kurucu olduğu görünüyor. Fettah Tamince’nin Yedi Renk Sanat Vakfı, Türk Rus Kültür Vakfı, Gevher Sultan Vakfı, Tölerans Vakfı gibi vakıfların kurucusu, TUSKON’un ise üyesi olduğuna dikkat çeken Nizamettin Sağır, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu konuda da ilgili vakıf ve derneklerde Tamince üyeliği olup olmadığının araştırılmadığını belirterek, “FETÖ’ye ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakfın kurucusu,17-25 Aralık sonrası FETÖ şirketi ortağı, FETÖ’cü kuruluşların üyesi ve Bankasya’da yüz milyonlarca liralık bağış hesabı olan Fettah Tamince FETÖ’cü değilse, kime FETÖ’cü denilir? Bu sorunun cevabı da verilmelidir. Sonuç olarak savcılık eksik ve yetersiz soruşturma ile sonuca varmıştır” dedi.

UAÜ’YE 129 MİLYON BAĞIŞ İDDİASI

Osman Kaçmaz’ın Uluslararası Antalya Üniversitesi’ndeki (UAÜ) zimmet şikâyetiyle ilgili olarak bilirkişi raporu isteyen savcılık, Osman Kaçmaz’ın şikâyetinde belirttiği gibi toplam 129 milyon civarında bağış toplanmadığı sonucuna vardı. Bilirkişi raporuna göre 45 milyon 592 bin 538 TL, 1 milyon 950 bin 862 Dolar ve 45 bin Euro bağış toplandığını belirten savcılık, bankalar arası yapılan virman, EFT ve havale toplamının 64 milyon 850 bin 671 lira olduğunu, Kaçmaz’ın iddiasındaki 129 milyon 479 bin 628 TL’nin virman hareketleri toplamından oluşmuş olabileceği kanaatine vardı. Üniversiteye yapılan binaların maliyetinin 35- 40 milyon TL olduğunu belirten Nizamettin Sağır’ın şikâyetine karşı savcılık, üniversitenin açılışında yapılmış olan diğer masraflarla birlikte toplanan bağışların üniversiteye harcandığı sonucuna varıldığını aktardı.

‘BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DAHİ 24 MİLYON KAYIP PARA VAR’

Rapordaki bilirkişi rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savunan Sağır, Adalet Bakanlığına verdiği dilekçede konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “Dosyada var olmasına rağmen AKBANK ve YAPIKREDİ Bankalarına ait POS hesapları bilirkişi raporuna yansıtılmamış, bilirkişi adeta bu hesapları gözden kaçırmaya çalışmıştır. Bilirkişinin raporunun sonuç bölümünde “nakit bağış, yardım ve yapılan ödemeler toplamı 45.592.538 TL, 1.950.861 $ ve45.000, €” dir demesine karşılık rapor içeriğindeki rakamlarda gerçeğin farklı olduğu 149.345.814TL, 6.829.723 USD ve 187.000.EURO nun bağış olarak toplandığı görülmektedir. Yani bilirkişi raporunun içerisinde yaklaşık 200.000.000 TL olan rakam sonuç bölümüne yaklaşık olarak 64.000.000. TL olarak yansıtılmıştır. 64.000.000 TL doğru kabul edilse bile savcılığın bilirkişi raporunda bu yönde herhangi bir beyan ve tespiti olmamasına rağmen üniversitenin kuruluş ve bitim aşamasında 40 milyon TL harcandığı yönündeki kabulü karşısında bile yaklaşık hesabı belli olmayan 24 milyon TL gibi bir paranın nereye harcandığını belli değildir.”

HESAP HAREKETLERİNDE VERİ ANALİZİ YAPILMADI

Sağır, bu tespitin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtti. Savcılığın bilirkişiye bıraktığı soruşturma dosyasındaki üst yazıda  “banka hesap hareketlerinin çözüm ve veri analizi yapılması” yönünde olduğu halde düzenlenen bilirkişi raporunda gelen-giden rakamlar bir banka ekstresi içeriklerini tekrar özetlendiğini, herhangi bir çözüm ve veri analiz değerlendirmesi yapıldığını belirten Sağır, iddia edilen ‘zimmet’ suçunun ortaya çıkarılması için dosyanın emekli Sayıştay denetçilerinden oluşacak bilirkişiye bırakılması gerektiğine dikkat çekti.

DEVLET ARAZİNE İPOTEK İLE 5 YILDIZLI KREDİ

Nizamettin Sağır, Uluslararası Antalya Üniversitesine turizm uygulama oteli yapılmak üzere tahsis edilen arazi üzerine 5 yıldızlı otel yaparak, tahsisli arazi üzerine ipotek tesisi sureti ile çekilen 120 milyon dolar ve 30 milyon TL nin nereye nasıl harcandığının belli olmadığını ifade etti. Devletin sahip olduğu taşınmaz üzerine ipotek tesis edilerek kredi çekildiği yönündeki şikâyetlerine rağmen Cumhuriyet Başsavcılığı’nın CMK 331 maddesi gereğince ilgili belgeleri istemesi gerekirken CMK’nın 160 ve devamı maddelerini göz ardı ettiğini belirten Sağır,  UAÜ’nün Denizbank’a yazdığı ve Denizbank’ın müşteri sırrı kapsamında açıklama yapmadığı cevap yazısına dayanarak Fettah Tamince hakkında zimmet,  güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık suçlarından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini hatırlattı.

ÖMER GÜR’E VERİLEN İHALESİZ İNŞAAT

Ayrıca otel inşaatını UAÜ mütevelli heyeti üyelerinden Ömer Gür’ün şirketine inşaat ihalesine dahi çıkarılmadan yaptırılmasının Vakıflar Kanunu’na ve İhale Kanunu’na aykırı olduğunu belirten Sağır, TCK’ya göre de suç teşkil etmesine rağmen bu hususlarda göz ardı edilerek şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olamadığı kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu aktardı. Avukat Nizamettin Sağır, Adalet Bakanlığı’na sunduğu dilekçede; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, Denizbank’tan alınan kredinin tüm belgelerini ve ilgili tapu kayıtları ile ipotek belgelerinin getirilerek emekli Sayıştay denetçilerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceletilmesi gerekirken yapılmamasını soruşturmanın eksik ve yetersiz tamamlanmasına neden olduğunu ifade etti.

‘ADALET BAKANLIĞI’NA İTİRAZ ZARURİYETİ DOĞMUŞTUR’

Antalya’da takipsizlik ile sonuçlanan dosyanın bütününe bakıldığında başsavcılık tarafından yetersiz ve eksik soruşturma yapıldığını ifade eden Nizamettin Sağır, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Tamince hakkında verdiği ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ kararına ilişkin yaptıkları itirazın 4 Ağustos 2018 tarihinde Antalya 3.Sulh Ceza Hâkimliğince kabul edildiğini, verilen kararın kesin nitelik taşımasına rağmen Cumhuriyet Başsavcısı Erkan Gözkaya’nın itirazıyla 5 Eylül 2018’de tekrar takipsizlik verildiği ifade etti. Sağır, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek, “Adalet Bakanlığı’na itiraz zaruriyeti doğmuştur” dedi.

YETERSİZ SORUŞTURMA–KESİN NİTELİK KARARI

Adalet Bakanlığı, Osman Kaçmaz vekili Nizamettin Sağır’ın takipsizlik kararının kaldırılması için ‘kanun yararına bozma’ talebini kabul etti. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün Yargıtay’a gönderdiği iki sayfalık dilekçede; incelenen dosyalar kapsamında Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğince, soruşturma için gerekli bilgi ve belgelerin toplanmadan denetime elverişsiz rapora dayanarak, etkin soruşturma yapılmadığından itirazın kabul edildiği belirtildi. Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin ‘kesin nitelik’ taşıyan takipsizliği kaldırdığı kararının olağanüstü kanun yolu ile bozulmadan adı gecen hakimlik tarafından aynı konuda yeni bir karar verilemeyeceğinin hatırlatıldığı kararda, “Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından anılan kararın müştekilerin itiraz hakları bulunup bulunmadığı araştırılıp tartışılmadan verildiği bahisle Antalya’da 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararlarında isabet görülmediği belirtildi. Yargıtay, Adalet Bakanlığı’nın kararını yerinde bulursa Fettah Tamince’nin FETÖ üyeliği ve zimmet suçlarından yargılanmasının önü açılacak.