Hayrettin Karaca hayatını kaybetti

'Toprak dede' diye bilinen Hayrettin Karaca 97 yaşında yaşamını kaybetti.

20 Ocak 2020 Pazartesi 14:45 | Son Güncelleme: 20 Ocak 2020 Pazartesi 14:47
Hayrettin Karaca hayatını kaybetti

Tarım üzerine çalışmalarıyla bilinen ve ‘Toprak Dede’ olarak adlandırılan Hayrettin Karaca 97 yaşında yaşamını yitirdi. Hayrettin Karaca, TEMA Vakfı'nın kurucusu ve onursal başkanıydı.

Hayrettin Karaca kimdir?

Hayrettin Karaca Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 'Orman Kahramanı' unvanına layık görülen bir isimdi. 4 Nisan 1922 tarihinde Bandırma'da dünyaya geldi. Türk bilim adamı. Babası Hocazade Halil Efendi, annesi Zehra Hanım olup her ikisi de Kırım muhaciri idi. Liseyi bitirdikten sonra ailesinin triko-örme işinin başına geçip onu ülkenin en başarılı sanayi kuruluşlarından biri haline getirdi. Karaca firması Türkiye'de ihracatın liderliğini yapmış, üstelik bunu diğer kuruluşlardan neredeyse 20 yıl önce gerçekleştirmiştir. Hayrettin Karaca bu konuda şöyle konuşmaktadır.
Ellili yaşlarında, Türkiye'nin ilk özel arboretumunu kurdu. Yurtiçi ve yurtdışında gezdiği her yerden tohumlar topladı, botanik bahçelerini gezdi, bağlantılar kurdu. Bugün Yalova'daki Karaca Arboretumu, dünyanın her yerindeki botanikçiler tarafından bilinmektedir.

Yılda iki kez yayınlanan Arboretum Magazin'i bilimadamlarının araştırma ve görüşlerinin yayınlandığı bir forumdur. 14.000 türü barındıran arboretum aynı zamanda ülkenin tehlikedeki türleri için bir gen koruma merkezidir. Hannover Üniversitesi'nden ekoloji profesörü Franz H. Meyer, Hayrettin Karaca'dan "Şimdiye kadar hiç böylesine kişisel çıkar gütmeden, kendini insanlığın yararına çalışmaya adamış birine rastlamadım." diye bahsetmektedir.

TEMA Vakfı'nın kurucularındandır. Hayrettin Karaca doğa aşkı ile ilgili Hürriyet Gazetesi'ne şu açıklamalarda bulunmuştu: Çocukluğum Artvin’de geçti. Müthiş biyolojik zenginliğin olduğu bir yer. Şimdi değişti tabii. Biz çocukken akşamları ateşböceği kovalayabilen şanslı çocuklardık Tahrip ettiğimiz doğada başımıza gelen dertlerin çaresi yine doğanın içinde. Bir Tuz Gölü’nün etrafında 40’tan fazla endemik bitki var. Bunlar tuzlu topraklara ve susuzluğa dayanıklı bitkiler. Dünya toprakları daralıyor ve tuzlanıyor. Bu bitkilere, bunların melezlerine ihtiyacımız var mesela.