Gözyaşları içinde anlattı: Yataktan kalktı teşekkür edip gitti!

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in 2. oğlu Prens Andrew'un aile üyesi olarak üstlendiği görevleri bırakmasıyla sonuçlanan skandalda yeni bir gelişme yaşandı. Henüz 17 yaşındayken yaşadıklarını anlatan 'seks kölesi' ilk kez konuştu ve katıldığı televizyon programında o gece yaşananları bir bir anlattı. Kirli çamaşırlar ortaya saçıldı.

03 Aralık 2019 Salı 17:08 | Son Güncelleme: 03 Aralık 2019 Salı 17:19
Gözyaşları içinde anlattı: Yataktan kalktı teşekkür edip gitti!

Pazartesi günü İngiltere'de yayınlanan ve izleyenleri ekrana kilitleyen programda, Virginia Roberts, şimdiki soyadıyla Giuffre, Prens Andrew ile ilişkiye girdiği gece yaşananları anlattı.

"Ne olduğunu o da biliyor, ben de biliyorum. Ancak yalnızca birimiz doğruyu söylüyor." diyen Virginia, ilişkinin uzun sürmediğini anlatan ve zaman zaman gözyaşlarını tutmakta zorlandı. Virginia, ayrıca Prens kendisine teşekkür edip yanından ayrıldıktan sonra kendini çok utanmış ve kirlenmiş hissettiğini söyledi.

Olaylar yaşandığında henüz 17 yaşında olan Virginia, kendisini korkmuş ve utanmış bir şekilde yatakta otururken bulduğunu ve bir süre öyle kaldığını söyledi.

Ertesi gün ise, Jeffrey Epstein'in o dönemde kız arkadaşı olan Ghislaine Maxwell'in yanına gelip sırtını okşadığını "Çok iyi bir iş çıkardın, onu çok mutlu ettin" dediğini anlatan Virginia, röportaj sırasında o günleri anımsarken zor anlar yaşadı.

Prens ile ilgili "Kötü ya da kaba değildi. Kısa sürdü. Ayağa kalktı ve teşekkür etti. Sonra da gitti." ifadelerini kullanan Virginia, "Kendimi kirlenmiş ve korkmuş hissediyordum. Çok utanmıştım. Kalktım ve duşa gittim" diye konuştu.

"Sonuç olarak lavaboya zincirlenmiş falan değildim. Ama benim zincirlerim bu güçlü insanlardı. Ben bu kadar nüfuzlu insanlarla nasıl baş edebilirdim ki? O insanlar bunların olmasına göz yumuyordu. Sadece göz yummak da değil, katılıyorlardı da..." Virginia, bu açıklamalarından sonra gözyaşlarına boğuldu ve röportaja bir süreliğine ara verildi.

2001 yılında gerçekleşen olay hakkındaki detayları anlatan Virginia, Prens Andrew'un "çok fazla terlediğini de sözlerine ekledi.

BBC Panorama programının soruşturması kapsamında Virginia 2015 yılında Jeffrey Epstein tarafından seks kölesi olarak çalıştırıldığını ve istismara uğradığını açıkladığında, Prens Andrew'un Ghislaine Maxwell'a attığı bir e-posta da ortaya çıktı.

Saat sabah 05.50'de atılmış olan e-posta'da Prens Andrew, "Ne zaman konuşabileceğimizi bana haber ver. Sana Virginia Roberts hakkında sormam gereken sorular var" diye yazmış.

Ghislaine ise bu e-postaya cevap olarak "Biraz bilgim var. Zamanın olunca beni ara" yazmış.

Tüm bu iddialara kanıt niteliğinde olduğu belirtilen, 2001 tarihinde Londra'da çekilen fotoğrafta, Prens Andrew, Epstein'ın kız arkadaşının evinde elini Giuffre'nin beline dolarken görülüyordu.

Prens Andrew, kendisine bu fotoğraf sorulduğunda "Bizim yaptığımız incelemeler sonucu, fotoğrafın sahte olup olmadığını kanıtlayamadık, çünkü bir fotoğrafın fotoğrafının fotoğrafı" demişti.

Milyarder sapığın kurbanları arasındaki kadının 'cinsel ilişkiye girdim' dediği Prens'in BBC'ye verdiği röportaj, depreme yol açmıştı. Gazeteler Prens Andrew'ü yerden yere vuran manşetlerle çıkmıştı.

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in 2. oğlu Prens Andrew, cinsel taciz suçundan sabıkası olan ve cezaevinde ölü bulunan Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein ile arkadaşlığının, İngiltere Kraliyet ailesinin çalışmalarına zarar verdiğini söylerek, aile üyesi olarak üstlendiği görevleri bıraktığını açıklamıştı.

York Dükü Prens Andrew hakkında, Epstein aracılığıyla reşit olmayan bir kadınla cinsel ilişkiye girdiği iddiaları da vardı.

Epstein'ın kurbanlarından Virginia Giuffre, 17 yaşında olduğu 2001 yılında, daha sonra 2002 yılında New York'ta, Londra'da ve Epstein'ın ABD Virjin Adaları'ndaki özel mülkünde Prens Andrew'la cinsel ilişkiye zorlandığını söyledi. BBC Newsnight programından Emily Maitlis'in sorularını yanıtlayan Prens Andrew "Böyle bir şey olmadı. Kesinlikle böyle bir şey olmadığını size söyleyebilirim. Bu hanımefendiyle görüştüğümü hatırlamıyorum, kesinlikle öyle bir şey yok" demişti.

İddiaların sahibi Giuffre, olaya ilişkin verdiği ayrıntılı ifadelerde, '2001 yılında cinsel ilişkiye girdikleri gece dans etmeye gittiklerinde Prens Andrew'un çok terlediğini' söylemişti. Prens ise bu iddianın kesinlikle doğru olmadığını, tıbbi olarak terlemesinin mümkün olmadığını ifade etti. Prens, 'helikopter pilotu olarak görev aldığı Falkland Savaşı sırasında aşırı dozda adrenalin sonucu yaşadığı travmayla artık terlemediğini' anlatmıştı.

İddialara kanıt niteliğinde olduğu belirtilen bir fotoğraf da gündeme gelmişti. 2001 tarihli Londra'da çekilen fotoğrafta, Prens Andrew, Epstein'ın kız arkadaşının evinde elini Giuffre'nin beline dolarken görülüyor. Prens Andrew bu fotoğraf sorulduğunda "Bizim yaptığımız incelemeler sonucu, fotoğrafın sahte olup olmadığını kanıtlayamadık, çünkü bir fotoğrafın fotoğrafının fotoğrafı" demişti.

Fotoğrafta görülen evin üst katına çıktığını hatırlamadığını belirten Prens Andrew, normalde gece dışarı çıktığında ceket ve kravat taktığını, yalnızca gömleğiyle görülen fotoğrafın gerçeği yansıtmıyor olabileceğini söyledi ve Giuffre'nin beline dolanan el için de "O elin benim elim olup olmadığından da emin olamıyoruz. Bu fotoğrafla ilgili ne söyleyebileceğimi bilemiyorum" dedmişti.

Giuffre, Prens Andrew'la ilk olarak 10 Mart 2001'de cinsel ilişkiye girdiğini söylemişti. Prens ise o tarihte kızı Beatrice'i Pizza Express adlı pizza restoranına götürdüğünü sonra da geceyi evde geçirdiğini ifade etti. O tarihte pizzacıya gittiğini nasıl hatırladığı sorulduğunda da Prens "Woking'de Pizza Express'e gitmek benim için çok olağandışı bir durum, çok tuhaf bir şekilde hatırlıyorum" yanıtını verdi.

Prens Andrew, ABD'de olmasına rağmen bahsi geçen bir diğer tarihte Giuffre ile New York'ta cinsel ilişkiye girdiği iddialarını da yalanladı. Epstein'ın özel adasında yedi, sekiz genç kadınla aynı anda cinsel ilişkiye girdiği iddiaları için de "Kesinlikle doğru değil" dedi.

Prens Andrew, Epstein ile ilk olarak kız arkadaşı Ghislaine Maxwell aracılığıyla 1999 yılında tanıştığını söyledi ve Epstein'ın özel adasında, Palm Beach, Florida'da kaldığını, özel uçağıyla seyahatler yaptığını kabul etti. Epstein'ı New York'ta ziyaret etmesinin sebebinin de 'uluslararası iş dünyası hakkında daha fazla bilgilenmek' olduğunu anlattı.

Prens'in yanıtlarını inandırıcı bulmayanlar röportajın "itibarına zarar verdiğini" söylüyor. Buckingham Sarayı'ndan yapılan açıklamada Prens Andrew, olayın Kraliyet ailesinin yardım çalışmalarına zarar verdiğini söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yüzden, Majesteleri'nden (Kraliçe 2. Elizabeth) yakın gelecekteki kamu görevlerimden çekilmeyi talep ettim ve o da buna izin verdi." Prens Andrew, gerektiği halde soruşturmada işbirliğine gideceğini de açıkladı.

İngiltere'de Kraliyet ailesi üyeleri, ülke içi ve dışındaki etkinliklerde Kraliçe'yi temsil ediyor, hayır kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütüyor.

Prens Andrew açıklamasında, "Jeffrey Epstein ile yanlış karar sonucu kurduğum ilişkiden tartışmasız bir şekilde pişman olmaya devam ediyorum" dedi.

Prens Andrew, Epstein'ı 2006 yılı Temmuz ayında kızı Beatrice'in 18'inci yaş doğum günü partisine de davet etmişti. Ama Prens, aynı yıl Mayıs ayında Epstein hakkında cinsel taciz suçlamasıyla yakalama kararı çıkarıldığından haberdar olmadığını söyledi. Prens Andrew, o tarihten 2010 yılı sonuna kadar Epstein ile iletişimi kestiğini anlattı. Epstein, 2008 yılında cinsel taciz suçlarından 18 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Prens, 2010 yılı Temmuz ayında cezaevinden çıkan Epstein'ı Aralık'ta New York'taki evinde ziyaret etti.

BBC röportajında 'neden bir cinsel taciz suçlusunu görmeye gittiği' sorulduğunda Prens Andrew'ın yanıtı, "Oraya gitmemin tek sebebi, artık hüküm giydiği için birlikte görülmemizin doğru olmadığını söylemekti" oldu. Evde birkaç gün geçirip bir de partiye katılan Prens Andrew orada kalmanın 'elverişli' olduğunu söyledi ama 'yaptığının doğru olmadığını' dile getirdi. Prens, aynı partiye katılan birinin 'Rus bir kadından ayak masajı aldığı' iddiasını da reddetti.

Röportajdan sonra Prens Andrew'un Epstein hakkında devam eden FBI soruşturmasında ifade vermesi çağrıları da arttı. Emily Maitlis'in yargı önüne çıkıp çıkmayacağı sorusuna Prens Andrew, 'yasal tavsiyeler doğrultusunda hareket edeceği' cevabını vermişti. Prens Andrew, Kraliyet mensubu olarak diplomatik dokunulmazlığa sahip.

Prens Andrew'un sorulara verdiği yanıtları samimi ve dürüst bulmayanlar, röportaj vermenin 'doğru bir karar olmadığı' ve sonuçlarının 'halkla ilişkiler felaketi doğurabileceği' yorumlarını yapıyor. Röportaj yayınlandığı sırada sosyal medyada Prens Andrew'un yanıtlarıyla dalga geçen çok sayıda mizah içerikli paylaşım da yapılmıştı. BBC'nin Kraliyet muhabiri Jonny Dymond da bu röportajın Prens'e 'çok zarar verdiğini ve adını temize çıkarma fırsatının çok kötü bir şekilde boşa çıktığını' söyledi.

Buckingham Sarayı'nın eski basın danışmanı Dickie Arbiter röportajın 'çok acı verici' olduğunu söyledi. Arbiter'e göre Prens Andrew, "Buckingham Sarayı'nı çiğneyip herhangi bir tavsiye almadan röportaj vermeyi kabul etmiş olabilir."

Arbiter, "Halkla ilişkiler işinde olan aklı başında herkes, Jeffrey Epstein ile arkadaşlığı ve yaptıklarını televizyon ekranlarında anlatacağı fikrine kesinlikle karşı çıkardı" diyor. Arbiter'e göre röportaj Prens Andrew'un bazı yardım kuruluşlarıyla ilişkisine de zarar verebilir.

Kraliyet mensuplarının biyografilerini yazan Angela Levin de "Prens Andrew'un danışmanlarını dinlemediğini biliyorum. Bu maalesef kibrinin işaretiydi" diyor. Prens Andrew'a 2004 yılında Çin ziyaret sırasında eşlik eden isimlerden olan bir diğer kraliyet yazarı Catharine Mayer de röportajın 'Epstein'ın kurbanlarını silip geçtiği için korkunç' olduğunu düşünüyor. Mayer, "Beklediğim kadar kötüydü, belki de beklediğimden de kötü. Bir kere bile Epstein'ın kurbanı olan kadınların adını anmadı" dedi.

BBC'nin eski kraliyet muhabiri Jennie Bond, röportajın Prenses Diana'nın 1995'te BBC Panorama programına verdiği mülakatı anımsattığını söylüyor. O röportajda Prenses Diana evliliğiyle ilgili ilk defa açıkça konuşmuş ve bu röportaj sonrasında Prens Charles ile resmi olarak boşanmışlardı.

Guardian gazetesine konuşan üst düzey medya avukatı Mark Stephens da Prens Andrew'un tacizden hüküm giyen Epstein hakkında televizyonda röportaj vermeyi kabul etmesinin 'feci bir hata olduğu' yorumunu yapıyor.

Stephens, "Bu strateji ancak, her bir muhtemel soruya tam ve eksiksiz yanıtınız varsa işe yarar. Ama burada ucu açık çok şey var. Eğer sessizliğini korusaydı bu meselenin dışında kalacaktı. Çünkü sadece bir tanık ve diplomatik dokunulmazlığı var. Ayrı özel bir bireydi, şimdi o mahremiyeti ortadan kaldırmış oldu" dedi.

BBC'nin röportajı İngiltere'de gündemin ilk sırasına yerleşti, gazeteler Prens Andrew'ü yerden yere vurdu. 'Seks yapamazdım, çünkü pizzacıdaydım', 'Tek kelime pişmanlık yok', 'Ter de yok pişmanlık da' gibi manşetler atıldı.

Röportajı bugün de manşetlerine taşıyan İngiliz gazetelerinin birçoğu, seks amaçlı insan kaçakçılığı yapmakla suçlanan cinsel taciz hükümlüsü Jeffrey Epstein'ın kurbanlarının avukatlarının sözlerine yer veriyor. Avukatlar, röportajda kurbanları anmadığı için Prens Andrew'a tepki gösteriyor ve 'kurbanlardan özür dilemesi gerektiğini' söylüyor. Prens Andrew'un Jeffrey Epstein'la ilgili devam eden FBI soruşturmasında da gönüllü olarak ifade vermesi çağrıları da yapılıyor.

The Daily Telegraph gazetesi "Andrew Saray'ın ateşi altında" başlığıyla verdiği haberde Prens Andrew'un BBC'ye konuşmasına Kraliçe Elizabeth'in izin vermediği yazıyor. Kraliyet ailesi kaynaklarına dayandırılan habere göre Kraliçe'nin röportajdan tüm planlar, düzenlemeler yapıldıktan sonra haberi oldu ve onay vermedi. Bir Saray mensubu gazeteye röportajın "çok acı verici" olduğunu söyledi, diğer kaynaklar da röportajı "araba kazasına" benzetti.

Bir Kraliyet kaynağı The Daily Telegraph'a şu açıklamayı yaptı: "Buckingham Sarayı, Kraliçe'nin röportajdan haberi olduğunu duyurdu, onayladığını değil. Bu olayın, Saray'ın basın sözcülüğüne doğrudan danışılmadan veya hatta Kraliçe'nin özel masasına danışılmadan yapılmış olması çok olağandışı." The Daily Telegraph ayrıca, Prens Charles'ın tahta geçmesi durumunda Prens Andrew'u kraliyet görevlerinden alabileceğini yazdı.

The Times gazetesi de Prens Andrew'un 'sözlerinin arkasında olduğunu' manşetine taşıdı. Gazeteye konuşan bir kaynak, Prens Andrew'u röportajı kabul etmeye teşvik edenin özel kalemi Amanda Thirsk olduğunu söyledi. Kaynak, "(Amanda Thirsk), insanların Prens Andrew'un açık ve dürüst olmasını, her soruya cevap vermesini seveceğini düşünüyor. En azından insanlar kendileri bir yargıya varsın. Pusuda beklemeler, yorumlar yapmalar artık son bulsun. En azından her şey artık ortada" dedi.

Gazete, Jeffrey Epstein'ın kurbanlarının avukatının da görüşlerine yer veriyor. Üç kurbanın avukatlığını yapan Spencer Kuvin gazeteye açıklamasında Prens Andrew'un kurbanlar hakkında hiç konuşmayıp sadece kendisi hakkında konuşmasının doğru olmadığını söylüyor.

The Financial Times gazetesinin röportajla ilgili başlığı "Prens Andrew'un ismini temize çıkarma girişimi bir halkla ilişkiler felaketi oldu". Haberde, Prens Andrew'un kendisini savunurken kullandığı ifadelerin 'tuhaf olduğu' yorumu yapılıyor. Ama gazeteye göre asıl önemlisi, Prens Andrew'un kendisini, yasal soruşturmanın devam ettiği Epstein davasının ortasına atmış olması."

The Guardian gazetesi baş sayfa manşetine avukatların Prens'e yaptığı "Özür dilemeli" çağrısını taşımış. Epstein'ın beş kurbanının avukatı Gloria Allred, Guardian gazetesine açıklamasında şunları söylüyor: "Prens Andrew için şimdi doğru ve onurlu davranış FBI ve New York savcıları tarafından sorgulanmaya gönüllü olmasıdır. Prens Andrew bu röportajla kamuoyunun karşısına çıkmaya karar verdi, ona inanıp inanmamaya insanlar karar versin. Burada en önemlisi, bu röportajda kurbanlar hakkında çok az konuşmuş olması. Neredeyse tamamen göz ardı edildiler."

Daily Mirror gazetesine röportajı değerlendiren beden dili uzmanı Darren Stanton, Prens'in kaçamak yanıtlar verdiğini ve fazlasıyla hazırlıklı bir şekilde televizyona çıktığını söyledi.

18 yaşından küçük genç kızlarla cinsel ilişkiye girmek ve tacizle suçlanan milyarder işadamı Jeffrey Epstein kendini assa da mahkemede anlatılanlar günlerce dünya kamuoyunu meşgul etmişti.

New York Federal Mahkemesi’nde görülen duruşmada, yargıç Richard Berman Epstein mağduru kadınları dinlemiş ve mahkemede duygusal anlar yaşanmıştı.

Kurbanlardan Teala Davies kucağında bebeğiyle mahkemeye geldi. Ona, avukatı Gloria Allred ve bir arkadaşı eşlik etti.

Duruşmaya mağdur çok sayıda kadın katılırken, İngiliz oyuncu Anouska de Georgiiou da başından geçenleri anlattı.