Güney Amerika’nın içindeki vaha neden çöle dönüştü

Şili… Güney Amerika’nın mali anlamdaki çölünün içindeki en stabil ve güçlü ekonomisiyle “vaha” olarak tanınıyordu… daha düne kadar. Çünkü 18 Ekim’de 30 peso’luk (24 kuruşluk) metro zammıyla başlayan gösteriler aslında Şili’nin sahte bir sahra olduğunu ortaya koydu.

08 Kasım 2019 16:17
Güney Amerika’nın içindeki  vaha neden çöle dönüştü

* Kriz başlar başlamaz OHAL ilan etti. Polise şans vermeden askeri sokağa sürdü. Asker olaya çok sert girdi. Zaten Pinochet darbesi nedeniyle sevilmeyen asker bir anda krizin büyümesine neden oldu. Sokaktaki protestocular bir anda daha da sertleşti. Askere verilen yumuşama emri ise daha da büyük sıkıntıya neden oldu. Sokakta göstercilerle top oynayıp, dans eden askerin herhangi bir caydırıcı gücü kalmadı. Güvenlik güçleri 23 kişinin ölümünün yanı sıra yaralanmalar, tecavüze varan işkenceler yüzünden BM İnsan Hakları Örgütü’nün bile tepkisini çeker hale geldi. Pinera son olarak polise ekstra yetki veren bir kararname imzaladı.

* Olayların hemen başında metroya yapılan 30 peso’luk (24 kuruş) zammı geri aldı. Bu ise uzmanlar tarafından stratejik bir hata olarak görüldü. Çünkü Pinera’nın aslında sokağa inenlerin 30 peso’luk zammı değil ülkedeki yaşam şartlarını protesto ettiğini göremedi.

* “Savaştayız” açıklaması yaptı. Ancak günler sonra sözü nedeniyle geri adım attı özür diledi. Ancak protestolarda en çok kullanılan propaganda sözü, “savaşta değiliz, birleştik” oldu. Yetmezmiş gibi eşinin “kendimizi uzaylıların istilası altında hissediyorum” ifadelerini kullandığı ses kaydı ortaya çıktı. Bu da protestoların tuzu biberi haline geldi. 

* İnsanların sokaktan çekilmeyeceğini bile bile sokağa çıkma yasağı ilan etti. Aileler çocuklarıyla hatta bebek arabalarıyla kentlerin hatta kasabaların meydanlarını doldururken ilan edilen sokağa çıkma yasağı Pinera’yı küçük duruma düşürdü. Zaman zaman 18:00’de, zaman zaman 20:00’de başlayan sokağa çıkma yasağına neredeyse kimse uymadı. Çünkü tencere/tava çalarak protesto yapan insanların yazın başladığı günlerde evlerine dönmesi zaten beklenmiyordu.

* Protestoculara ve yağmacılara karşı halktan yardım istedi. Sarı yeleklerini giyen halk ellerinde demir çubuk ve sopalarla kendilerini ve evlerini korumaya çalıştı. Bu Pinera’nın en büyük hatası olarak görüldü. Şili Devlet Başkanı halkını karşı karşıya getirmekle suçlandı. Yağmacılarla halk arasında tatsız olaylar yaşandı ama büyümedi. Ancak bu da yağmacıların aslında ihtiyaçlarını yağmaladıkları, sıradan insanlar oldukları iddiasının ortaya atılmasına neden oldu. Çünkü hiçbir yağmacı kendilerine sopa ya da zincirle saldıranlara karşılık vermedi. Yağmacı gruplar asla birleşerek kendilerine saldıran sarı yeleklilere cevap vermedi.

* Bir dizi eylem paketi açıkladı ama Şili halkı daha önce kendilerine defalarca böyle sözler verilip, tutulmadığını bildiği için paketi umursamadı bile… 30 peso’luk metro zammını geri  çektikten sonra, özel şirkete verdiği elektrik dağıtımı için yapılan yüzde 9.2’lik zammı da geri aldırdı. Asgari ücrete zam yapacağından, emeklilik sistemini düzenleyeceğine kadar pek çok söz verdi. Ancak aldığı bu kararların hayata geçmesi içi Parlamento ve Senato’dan onay alması gerekiyor. Yasal prosedürleri bugün başlatsa 23 aydan önce yasalaşması söz konusu olmuyor. Halk da bunu bildiği için paketi ciddiye almadı.

* Kendisi istifa etmedi ama bakanların istifasını istedi, 8 bakan istifa etti. Bu da halk tarafından ciddiye alınmadı. En dikkat çekici tepki ise, “duşa girmeden önce giydiğin iç çamaşırını giymek gibi…” denilerek Pinera’nın istifa etmeden yapılan kabine değişikliğine tepki verildi.

* Yetkililerin ellerinde metroların yakılmasıyla ilgili görüntüler olduğunu açıkladı ama hiç basınla paylaşmadı. Polis ve asker şiddettiyle ilgili çok fazla karanlık nokta ortada duruyor. Ülke aleyhine ileride ciddi anlamda sıkıntılara neden olacak davaların açılması gündeme gelecek. Başkan’ın tek güvencesi ise ABD… Trump’ın yanında Şili bayrağı ile aynı bayrağa sahip Teksas’ı göstererek “biz de bir eyaletiz” diyerek ABD’ye bağlılığını göstermişti. 

* Şili için hayati önem taşıyan Putin’den Xi Jingpin’in katılacak APEC zirvesini ve COP 25 zirvesini güvenlik nedeniyle iptal ettirdi. Güney Amerika’nın Şampiyonlar Ligi finali Libertadores Finali’ni de yine güvenlik gerekçesiyle Peru’ya kaptırdı. Ülkede yabancı şirketlerle iş yapanlar bankalar üzerinden işlem bile gerçekleştiremiyor. 

* Polis ve askerin “sahibi izin verdi” diyerek yağmalamara seyirci kalması şok etti. İlk başlarda mit olarak ortaya çıktı. Ancak daha sonra videoları sosyal medyada yayıldı. Bir askerin zırhlı aracın üzerinden, “içeri gireceksiniz. İstediğiniz alacaksınız. Ama yakmayacaksınız” sözleri günlerce konuşuldu. Bir polis aracının arkasına polislerin dev ekran TV’leri yığması, bir öğretmenin, bir mahkeme görevlisinin yağma yaparken görüntülenmesi de dikkat çekti. 


Peki Şili neden bu duruma geldi?.. Sokak diliyle mali açıdan inceleyecek olursak ilginç bir tablo var. Asgari ücret 300 bin peso (2 bin 400 TL). Emeklilik yaşı kadınlar için 60, erkekler için 65. Emekliliği AFP adı verilen özel bir kurum yürütüyor. Bu kurum hem vatandaşların maaşlarından emeklilik adı altında para kesiyor. Hem de isteyen vatandaş ekstra ödeme yapıp, emeklilik maaşını aynı oranda yükseltebiliyor.

Ancak emeklilik maaşı asgari ortalama 180 bin peso (1440 TL). Söz gelimi 3.7 milyon peso (30 bin TL) maaşı olan bir hakim, ayda 100 bin peso (800 TL) ekstra para öderse emekli olunca eline ancak 400 bin peso (3 bin 200 TL) geçiyor.

Milletvekili maaşı ise 9.5 milyon peso (76 bin TL). Dünyanın en fazla kazanan vekilleri Şili’de. Ayrıca her vekil katıldığı oturum başına 90 bin peso (720 TL) harcirah alıyor.

İngiltere’de eğitim almış Türk vatandaşı Gökhan Gülten’e göre Şili’de market fiyatları Ada’dan daha pahalı. Bunun nedenini ise Yerel Üreticiler Birliği’nden Ariel Alonso, “yetiştirdiğimiz ürünlerin iyisi yurt dışına gidiyor. Biz de yurt dışından kalitesinizi alıp, ihraç ürünü olduğu için ekstra vergiyle pahalıya alıyoruz” diye açıklıyor. Söz gelimi dünyanın en iyi cevizine sahip Şili’deki cevizin yüzde 85’i Türkiye’ye geliyor. Bir tarafı tamamen dağlarla çevrili olmasına rağmen 50’lik küçük şişe su 500 peso’ya (4 TL) satılıyor. Toprakları çok verimli olan Şili’de üretici 5 kiloluk bir karpuzu yol kenarında 1000 peso’ya (8 TL) satarken aynı karpuz, sadece 1 saat ilerideki markette, 5-6 bin peso’ya (40 TL) satılabiliyor. Meyve suyundan, çikolatasına, sigarasından, şampuanına kadar herşey ithal olduğu için marketler aşırı pahalı. Söz gelimi bir Türk markasının Türkiye’de 2 TL’ye sattığı çikolata Şili’de 2 bin peso (16 TL) olabiliyor.

Şili’de sağlık ücretleri hem yetersiz hem de çok pahalı. Ücretsiz devlet hastaneleri mevcut ama otomasyon sistemi olmadığı için özel hastaneye ödeme yapmak istemeyen bir kişi eski Türkiye’de olduğu gibi muayene olmak için geceden sıraya girmek zorunda. Özel hastaneye giden bir Şilili özel sağlık sigortası olsa bile muayene ücreti ödüyor. İlaç parası ödüyor. Ayrıca özel hastane olmasına rağmen uzman bir doktora görünmek için zaman zaman 15 gün 1 ay bile beklemek zorunda kalabiliyor. Eğitim de aynı şekilde. Devlet okullarında genelde öğretmen bulunmuyor. Dersler boş geçiyor. Bu yüzden veliler özel okullara yönlendiriliyor. Özel okullar için devlet bankalara kredi teşviği bile yapıyor.

Şili’de yolların da  neredeyse tamamı paralı. En basitinden şehir içinde bir yolculuk yapmak için TAG’a (otomatik geçiş sistemi) ortalama bin peso (8 TL) ödemek gerekiyor. Metro ve otobüs fiyatları ise saatine göre değişiyor. En yoğun saatte metro ücreti 800 peso’yu (6.4 TL) buluyor.

Şili’nin aslında “sahte bir sahra” olduğunun kanıtı ise bu ülkede ticaret yapan Türklerin, “ikinci el kullanılmış kıyafet” satarak hayatlarını kazanmaları. Türklerin yoğun olarak ticaret yaptıkları başkent Santiago’nun Estacion Central bölgesinde bir çuvala doldurulan 50-60-70 kiloluk ikinci el kullanılmış eşyalar pazarlara gitmek üzere toptan olarak satılıyor. Kullanılmış ürünlerin ciddi anlamda bir alıcısı var. Çünkü ülkeye giren Çin malı ürünler hem çok kalitesiz hem de daha pahalı. Bu anlamda herhangi bir üretimin olmaması da Şili’yi ekonomik anlamda dışa tamamen bağımlı bir ülke haline getiriyor. Tüm bunlar bir araya getirildiğinde ülkenin yüzde 83’ü protestoculara hak veriyor.

şili