Kaan Özbek

Dilin lal olursa…


18 Şubat 2018 00:01

NE çok alıştırıldık susturulmaya, hiç konuşmamaya, düşündüklerimizi kendimize saklamaya ne çok!
Tepeden tırnağa susturulduk. Hükümetlerin, yasaların ve hatta insanların egemen düşüncelerine karşı susmak zorundayız.
Konuşursak kabahat, konuşursak ceza!
Bir adım kaldı, o da biraz teknolojik. Gerçi toplumun hemen hemen yüzde 50’lik kesimi sürekli hipnoz altında ve kendi başına düşünmeyi bıraktı bile…
İyi ama nereye kadar susacağız?
Sözlerden daha etkilidir aslında susmak. Sustuğunu anlayabilmek her zihnin harcı değildir.
Düşünürsün; susarsın. Ve hatta çizersin belki. Sonuçta çizimler ve resimler de etrafta bunca sanat eleştirmeni (!) varken öyle çok yoruma açık ki!
Kafa yorucu bir yazı farkındayım. Lakin benim de kafam pek dingin sayılmaz.
Üstelik dilimin lal olması da pek yakın.
Konuşmayı bırakacağım sanırım.
Çünkü anlamıyor insanlık!..
Hakim bir ses dalgası var ne vakit açsam televizyonu yüksek perdeden, detone, sürtone bir ses!
Kulaklarımı tırmalıyor. Kulaklarım bu haldeyken düşünmeyi bile bırakıyorum. Ve böylece anlıyorum toplumun büyük bir kesiminin hissiyatını.
Dilin lal olursa diyorum.
Evet söyleyemezsin düşündüklerini.
Bir süre sonra düşünmeyi de bırakırsın…