|
Oya Bora’yı Emel Erdal’ı, Kuzen Lary ve Balki’yi hatırlıyor musunuz? Kuru fasulye ve pilav, karpuz peynir, rakı balık deyince aklınıza ne geliyor? İkili olmak zor zanaat azizim. Biri arza çıkartır, yeter be canım kardeşim bıktım senin kaprislerinden deyip diğerini terk eder. Bence karpuz da peynirle anılmaktan pek mutsuz. Ayrıca balık belki de rakının kokusundan sıkılmıştır, artık şarapla takılmak istiyordur. Bu ikili takılma durumunda Celalettin Cerrah, Muammer Güler’den daha iyisini tanımıyorum. Bir kere mizansen çok kuvvetli Cerrah’ın kaytan bıyıkları valinin ses tonu uyum içinde. İkisi de 1 mayıs sabahlarının vazgeçilmez ikonları. Acaba onları bir süre İran’a mı göndersek? Sayın Cerrah İran’daki ailelerin genç kızlarının ahlakı ile nasıl ilgilendiğini yakından bir takip etsin. Biliyorsunuz kızınız varsa gece erkek arkadaşının evinde kaldıysa o kızın katli vacip. O noktadan sonra polisten medet ummayın. Delirtmeyin beni sayın okuyucu, hem kızınızı dövmüyorsunuz, hem kızımın kafasının çöp kutusunda ne işi var diye dövünüyorsunuz.
Devlet sizin sahip çıkmadığınız kızınızın güvenliğinden sorumlu olamaz. Zincire vurun, bir odaya kapatıp kapıdan kuru ekmek ve su verin sokağa çıkmasını engelleyin. İran’daki Dilara’nın annesi gibi bir gece telefonunuzun acı acı çalabilir. Kızınız "Anne darağacını görüyorum, beni birazdan asacaklar, yalvarırım beni kurtarın" diye bağırabilir.
23 yaşındaki Dilara Darabi uluslararası toplumsal baskılara rağmen, önceki gün idam edildi. Münevver, Dilara, Güldünya isimleri farklı kaderleri aynı kadınlar. Kadın olmanın cezasını çeken kadınlar. Yaşlı dünyamızın bağışlamadığı, erkek dünyamızın elinin tersi ile ittiği kadınlar. Kemal Tahir’in "Karılar Koğuşu" adlı kitabını hatırladım.
Bir kadın sevgilisi cezaevine düşmesin diye adamın işlediği cinayeti üzerine almış, sonra da asılmıştı. Darağacına gittiği sabahın anlatıldığı bölümü göz yaşları okumuş 15 yaşımda, dünyanın kadınlar için adaletli bir yer olmadığını düşünmüştüm. Dilara’nın hikayesi de bundan pek farklı değil. 7 yıl önce erkek arkadaşı bir cinayet işliyor Dilara 17 yaşında olduğu için, sevdiği için, kadın olduğu için, İran’da yaşadığı için, cinayeti üzerime alıyor. Sonra ifadesini değiştirse de kimse Dilara’yı dinlemiyor. Onu acımadan asıyorlar. Ben öldürmedim demesi, uluslararası örgütlerin baskıları işe yaramıyor. Dilara bir sabah annesini arıyor, ve pencereden dar ağacını gördüğünü söylüyor. Dilara’nın asıldığını duyduğumda nedense aklıma Münevver’in annesi geldi. Hala kızının katili yakalanamayan acılı anne sabahları pencereden baktığında acaba neler hissediyor?
Evladının acısı bir yanda, bu acıyı anlamayan kızınıza sahip çıksaydınız diyenler başka bir yanda, anne yüreği kim bilir nasıl yanıyordur.
Dünya Dilara’yı asılmaktan kurtaramadı. Umarım Münevverin katili tez zamanda yakala
|
Burcu
|